ben
bazen insanlar hislerinden dahi
bağımsız bir ilişki kurabilmek için hazır(çok sona erip huzura kavuşulacak bir
süreçmiş gibi tanımladığı için bu kelimeyi kullanmak pek içime sinmese de) olmayabilirler.
bir insan halihazırda bir ilişkideyken böyle hissederse de nihayetinde doğru
olan şey bence bunu elinden geldiğince karşısındakine aktarabilmesidir çünkü tereddüt
duymak -ki eğer insan hayatı boyunca bir şeylere karşı tereddüt duyduysa ve ne
zaman güçlü duygular hissetse tereddütün yokluğu ve bunun özgürlüğüyle dolduysa-
ve tereddüt duymaklar yok edilmelidir yalancı sessizliği dünyanla paylaşılarak.
bence bunu yapmak, herhangi bir etik karşılaştırmasına girmeden, normal ve anlaşılabilir
bir şeydir.
bu kaçma içgüdüsünü anımsatan
olgu kendi hayatımda pek kaçabildiğim bir şey olmadı son zamanlarda. birkaç
kere yapınca işte o zaman zarar verici oluyor karşındaki insana, bu da zaten hiçbir
şey ile pek barışık değilken daha da iğrenç hissetmenle ve daha da uzaklaşmanla
sonuçlanıyor. uzaklaşıyorum, özlüyorum.
dünya da pek yardımcı olmuyor. zaten kendisinden
kaçmak istediğim bir gökkubbenin altında kendimden mi kaçmayacağım? günlerim
odamda geçiyor, mezarlığın karşısında. bu hiciv kutubunun çizgisinde kahraman
arabalar geçiyor tüm gün, ben bazen balkona çıkıyorum. bazen de çatıdan bir
kedi geliyor, işte o kedi dünyanın en korkak kedisi, ödüm kopuyor ve kaçıyor
kedi adım atsam dahi. birazdan yazdığım bir şiiri paylaşmak istiyorum
zorlanarak, içinde teknolojik kelimeler kullandığım için özür dilerim???
temasını siyah yapıyorum
microsoft word’ün
seninle konuşurken günübirlik
rastlaşıyoruz işte
ertesi gün de devam ediyor
silik anıların oluşturacağı
sanılan duygu atlası
bende artık pek çalışmıyor
yalnızca şaşırıyorum
içtenliğe
içinde olmak yani birle
sıfırın,
eğilip bükülüp çekilip
ağlamanın
yarının incitemediği inancın.
ben benden büyüdüm artık
çok büyüdüm işte, ufka
batarken görünüyorum
hala sakalımın olmadığı belli
akıyorum yalnızca usulca bu
akıntıda
tarihte hiç olmadığı kadar
iyi hırpalanıyoruz
ben dört sene bu çatıkatında
karşısında bu mezarlığın
ağaçlarla ölümün kök saldığını
gördüm
motorlu testereler her gün
kestiler
her sabah teker teker
yeni mezarlar, yeni evler
özel güvenlikler ve mobeseler
yemyeşil orman yok oldu
Yorumlar
Yorum Gönder