Kayıtlar

Ocak, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

DERİN İŞLER 7- Orijinal değil ama otantik.

 7-  Kaybettiklerimizi anıyorum bir bar taburesinde. Ve hiçbir yazılan bir anlam ifade etmiyor eğer mürekkepi kalpten damlamadıysa. Meğer ne kadar zaman çarçur ediyoruz yaşamayarak. Sadece yaşarken an-lıyorum. Neşe sahte, neşe kirli, zahiri. Olumsuzlamadan anlamıyoruz gerçekleri, yani anlamıyorum. Anlamıyorum! Ölürken anlaşıldığı söyleniyor yaşamın kıymetinin, sevgininse kaybedince. Klişelerin kıymeti ise başa gelince anlanıyor. Sanki 5 metrede bir aynı trafik levhasını koymuşlar gibi. Demem o ki sık gördüklerimize uyuşuyoruz. Unutmadan yapamıyoruz. Organlarımızın duyguları olduğunu düşünsenize bir. "Ne yani, bu ibne patlamasın diye sıçmak zorunda mıyım ben?". Sanki dünyayı kurtaracağım. Zaten kurtarsam ne olur, insanın kendini imha etmensinin bir yolu yine icat olunur. Toplumsal tespit ve eleştiriler... Büyük resmi gördünüz değil mi? Ben gördüm çünkü. "Palavra" İspanyolca "Laf" demek. Bu da barın camında gördüğüm devasa karafatma silueti gibi palavra. Bu...

HIV ve AIDS

HIV ve AIDS Hay aksi yine aldandım İnsan maymunla olur sandım Ve çok fena yanıldım Allahım gencecik küstüm yarınlara İnanamıyorum böyle yandığıma Doğan güneş evinde sersefil Silahıma şapka takmadığıma Hayat bir içim su kadar berrak İzliyoruz ibrikten damlayışını ılık ılık Vakit geçiyor, biz kanamıyoruz Ata sarılıp ağlamak isterdim İsmim kalırdı en azından geriye Darısı tüm arsızların başına Sevişmeden iki kez düşünün dostlar. Hayasızca başlayan bir akın gördüm düşümde İbret olsun halim tüm ahmak ve cahillere Velev ki yaptınız test verin dostlar Akın akın akıttım içine içine İrin boşaldıkça kendimden geçtim Duhule müsait bir şey görmeyeli çok olmuştu Sikimi pantolon içinde tutamadım, pişmanım.

Bırak Şu Usturayı Elinden!

Masada oturuyorsun. Masada? Hayır sandalyede oturuyorsun ahmak herif, masa senin önündeki şey. Bozulmuş, kırılmışsın: ananenin mutfak kapısının arkasına astığı ve eteğinin altına tıkmak suretiyle market poşetlerini istiflediği sarı silikon saçlı bebeğin yüzüne benziyor yüzün. Gözlerin aynı o bebeğin yağlanmamış göz tentelerinin açılıp kapanması gibi seğiriyor. Bebeğin saçları yoluk, yırtık pırtık. Ananen, o bebek her kahvaltısını bitirmeyi reddettiğinde saçlarını yolduğunu söylemişti. Bunun doğru olmadığını artık biliyorsun, muhtemelen bebeğin saçları, kulakları kesilecek bir kangal köpeği gibi kapı arasına sıkışmaktan yolunmuştu, ama tabi o zaman bilmiyordun bunu. Bu yüzden hep kahvaltını layıkıyla boğazından aşağı dökmeye çalışmıştın. Saçlarının yolunmasından korktuğun için değil, yaşlı bir çift elin eteğinin altına bu kadar kolaylıkla sokulması fikri sana dehşet verdiğinden yapmıştın bunu. Kötülüğe giden yolun iyi niyet parkelerinden döşendiğini işte böyle öğrendin. Zaten başka da k...