ABUKLAMA 4- Kendim için iyi bir şeyler yaptım.

     4- Bugün kendimi aniden vuku bulan impulsif bir kuvvetin itmesi sonucu gastroenteroloji polikliniğinde buldum. Aslına bakacak olursanız bir sağlık profesyoneline gözükmek için geç bile kaldığıma inanıyorum. İnsan yazıktır ki bazı bazı kendini ihmal edebiliyor. Dönüp düşününce Horoz Osman'ın kulak memelerini şaplaklama arzusu tinimi bürüdüğünde ya da "yarrak"ın etimolojisinin içime dert olduğu gün derhal doktora gitmeliydim. Neyse ki Dr. Fidancı bir şeylere geç kaldığım için beni paylayacak biri değildir. Ben de ona güvendim.

    Muayeneye şikayetlerimi sorarak başladı. Durumumu çekilmez bir hazımsızlık, reflü, Barrett özefagusu ve birbirini izleyen kabızlık ve ishal atakları olarak özetlemek mümkündü. Yıllardır adamakıllı beslenemiyordum, yediğimden de tat alamıyordum. Çoğunlukla yediklerim yer yemez ağzıma geri geliyordu. Yediklerimi kusma konusunda gösterdiğim istikrarın hayatımda başka bir örneği daha yoktur bile diyebiliriz. Dolayısı ile yemek borum kendini savunmaya aldı, duvarlar ördü, kalınlaştı. Nihayet içime alabildiğim birkaç zerre gıda ise bu sefer emilim sorunlarımla karşılaşıyordu. Kusmak için çok geç kaldığım bu gıda zerreleri bazen bedenimi terk etmek konusunda zorluk çıkartıyorlar ve geçtikleri yolu darmaduman ediyorlar bazen ise olur olmadık yerde kendilerini basınçla dışarı fışkırtıp Migros'un çikolata reyonunu o günlerde ziyaret edecek kadar bedbaht olan sayısız küçük çocuğun hayal dünyalarını dumura uğratıyorlardı. Hayalleriyle oynadığım tüm çocuklardan özür dilerim.

    Yaklaşık bir saat süren ve bedeli ağır olan titiz bir muayene sonunda kafa kafaya verip hastalığıma bir tanı koymayı başarabildik. Doktor bende muhtemelen şaşırmayacağınız üzere KOAH olduğunu söyledi. Fakat ne yazık ki ben bir hastalığa sahip olduğumu öğrendikten sonra aslında teoride çok iyi tanıdığım bir hastalık olsa bile bir anda hastalığa ve tedaviye dair bildiğim her şeyi unuturum ve sıfırdan başlamak zorunda kalırım. Bu yüzden doktorumdan bana KOAH'ın açılımını hatırlatmasını rica ettim: Kronik Ortodoks Anal Hareketi. Öyle dedi. Ama merak etmeyin, cinsel yolla bulaşmazmış hatta birçok insan aslında bu hastalığı farkında olmadan taşıyormuş. Zaten semptomlar da bu hastalık her neyse onu taşıdığınızı fark etmeye başladığınızda ortaya çıkıyorlarmış. Maalesef  benim özelimde hastalık o kadar içime nüfuz etmiş ki doktor olabilecek en kötü prognozlardan birini öngördü: Stage 3 Sodom. Ne yaparsak yapalım sekel bırakırmış. Bana öyle söylendi, ben ise artık sadece nasip diyorum.

    Beraber bir tedavi planı oluşturduk. Tedavim öncelikle kemoterapi ve ona müteakip profilaktik kranial radyoterapiden oluşuyordu. Bir de kendime iyi bakmamı, alkolü azaltmamı falan filan salık verdi doktor. Ne kadar içiyorsun diye sorduğunda beş kilo diye cevap vermemin sanırım alkol konusu üzerinde özellikle durulmasında etkisi vardır. Son olarak yeşil bir kağıda bir şeyler karalayıp elime tutuşturdu. Bu kağıtla ne yapmam gerektiğini sorunca da yazdığı kağıdın efsunlu olduğunu, dürüp büküp anüsüme sokmam gerektiğini ve bu durumun anal obstrüksiyon yaratarak beni dahili ve harici bedhahlardan koruyacağını açıkladı. Standart prosedürmüş, utanmamak lazımmış, tıpta ayıp olmazmış: bunları da ekledi. Tıpta ayıp yok da bizde var, onu ne yapacağız hocam?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

3 orta boy domates

2 Yemek Kaşığı Sıvı Yağ

afterlife